Ana içeriğe atla

Kayıtlar

iliskilerde-ustalk-nedir.html etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

What is the Mastery in Relationships Seminar?

The Mastery in Relationships Seminar Program; is a program that guides us to find the real solution to our real problems by revealing our real needs that have been lost among our desires by ensuring the management of our desires. Human desires often align with what they are curious about and interested in. Therefore, wherever there is a desire, there is also a problem present. To manage and cultivate our relationships with others, we must first manage our own desires. As we begin to manage our desires, our lives also start to find balance. The mastery training in relationships teaches us the methods and rules for persuasion and the journey of transforming negative behaviors into positive ones. Some Topics Covered in the Mastery in Relationships Seminar: What is Experiential Design Teaching? How do we test whether a piece of information is true or not? How do we distinguish between desires and needs in communication? So, what are our trends that we can easily ...

LA MAÎTRISE DES RELATIONS - İlişkilerde Ustalık

Si les dynamiques internes d'un individu sont erronées, il ne peut établir une relation saine. Ses faiblesses, ses dépendances et ses excès l'empêcheront d'établir des relations saines. Cette situation crée chez la personne un sentiment d'impuissance, il commence à rencontrer des problèmes dans ses relations et devient malheureux. Par conséquent, il présente des difficultés à retrouver la confiance et le bonheur qu'il recherche dans ses relations. Pour surmonter ces problèmes, le séminaire « Maîtrise des Relations » est recommandé. Bireyin iç dinamikleri yanlışsa, doğru bir ilişki kuramaz. Zaafları, bağımlıkları ve aşırılıkları onun sağlıklı ilişki kurmasına engel olur. Bu durum bireylerde çözümsüzlük hissiyatı oluşturur, ilişkilerinde problemler yaşamaya başlar ve mutsuz olur. İlişkilerde aradığı güveni, mutluluğu bulmakta zorlanır. Bu sorunları aşabilmek için, İlişkilerde Ustalık Semineri tavsiye edilir. QUELQUES SUJETS DU CONTENU DU SÉMINAIRE « MAÎTRISE DES RELAT...

What is the Mastery in Relationships Seminar?

The Mastery in Relationships Seminar Program; is a program that guides us to find the real solution to our real problems by revealing our real needs that have been lost among our desires by ensuring the management of our desires. Human desires often align with what they are curious about and interested in.  Therefore, wherever there is a desire, there is also a problem present.  To manage and cultivate our relationships with others, we must first manage our own desires.  As we begin to manage our desires, our lives also start to find balance.  The mastery training in relationships teaches us the methods and rules for persuasion and the journey of transforming negative behaviors into positive ones.  Some Topics Covered in the Mastery in Relationships Seminar: • What is Experiential Design Teaching? • How do we test whether a piece of information is true or not? • How do we distinguish between desires and needs in communication? • So, what are our trends t...

Palmiyeden Mesaj Var

Güneşin üzerimize ışıl ışıl doğduğu bir sabahtı bu sabah… Sahilde yürüyüş zamanı dedik çıktık. Sabah sabah yürümek mi “tabiii kii” deyip gelenlerle beraber :) Ne çok yürüyen vardı, koşan, egzersiz yapan, denize giren, kano öğrenmeye çalışan… Güneşin ilk ışıltıları, kuşların cıvıltıları, denizin sessiz dalgaları, sabahın mis gibi ferahlığı…Derin derin nefes alıp bedenin en ücra köşesine kadar çekme hissiyatı, huzuru…Yürüdükçe beni çepeçevre saran yeni ekilmiş mevsim çiçekleri; yeni biçilmiş çimlerin kokusu, gökyüzü ve yeryüzünün rengarenk uyumu…  Ne kadar çok ağaç vardı, çiçek vardı…Ne çok çeşit ne çok renklerde, farklı farklı güzelliklerde... Ama en çok da palmiyeler vardı, çeşit çeşit, büyük küçük, uzun kısa, geniş dar… Aralarında birbirine yakın iki büyük üç de küçük palmiyeyi görünce, palmiye ailesi diye düşündüm. Büyüklerin gölgesi altında küçükler… Ne güzel grup grup ekilip serpilmişler, yetişmişler...  Orada bir palmiye dikkatimi çekti. Gövdesi geniş, sağlam, dimdik, yap...

Park Günlükleri

‘’Anneee, park!’’ Kırmızı spor ayakkabılarını kapmış, hızla koşarak öğrendiği iki kelime ile annesinin kucağına atladı Zeynep. Artık küçük Zeynep yürümeye başladığı için, havalar da ısınmışken, Elif’in park mesaisi başlamıştı. Zeynep, Elif’in ilk çocuğu olduğu için parklarda yeni yeni boy göstermeye başlamışlardı. Evdeki işleri hallettikten hemen sonra, parka doğru yol aldı anne kız. Caddenin hemen karşısına geçtiklerinde park, büyük bir merdiven ile karşılıyordu onları. Elif kızının öğrenebilme marifetini onun elinden almamak için çaba gösteren bir anneydi. Kızı daha yeni yürümeyi öğrendiği için ciddi bir kaza olmaması adına kızının arkasına geçerdi. Kızının önünden yürümesini teşvik ederdi ki merdiven çıkabilmeyi öğrensin. Hal böyle olunca, 5 dakikada değil de 10 dakikada parka varıyorlardı. Ama Zeynep'in kaslarının gelişmesi ve kendi başına bir şeyleri başarabilmesi için bu 5 dakikalık gecikmeye kesinlikle değerdi. Parka ulaştıklarında bir kaç tane anne ve çocuk gördüler.  ‘’Çoc...

Мастерство в Отношениях

Отношения... 9 букв, 5 слогов, 1 слово...  Написание очень простое, но значение его очень ценно...  А почему же так ценно?  Потому что это понятие, которое сопровождает нас на каждом этапе нашей жизни... Именно след от отношений, которые были у меня раннее делает меня тем, кем я есть сейчас…  А то, каким я стану завтра, определяться моими сегодняшними отношениями…. Итак, насколько я осведомлен о том что такое отношения? Насколько хорошо я знаю понятие, которое влияет на достижение мною жизненных целей… Я хочу быть счастливым или я хочу быть успешным? Каким бы не было мое желание, я не смогу достичь этого не имея качественных отношений..  И так, что же мне нужно делать? В большинстве наших отношений мы находимся на уровне новичка. Первое, что нужно сделать – вывести эти отношения на уровень мастерства. Только тогда эти отношения перестанут быть такими изнурительными. Потому что мастер просто так не устает от работы. И тот, кто является мастером в отношениях, не т...

Yeniden Düşün

Polat Hale’yi dün akşam arayıp: “Eve gitme, gel beraber dışarıda yemek yiyelim.” diyerek çok kolay ikna etmiş, kendi de buna şaşırmıştı. Hale genelde kırk dereden kırk su getirir, akşamları dışarı çıkmayı pek istemezdi. Hale'nin gözlerine uzun uzun bakıp,  “Hayırdır bu ne güzellik, sende bir başkalık var.” demişti Polat. “Evet, metroda bir portakal kabuğu kokusu bana evimi, annemi, memleketimi, çocukluğumu ne kadar çok özlediğimi hatırlattı. Sanki hepsini bana getirdi.”  Hale çok özlemişti; çocukluk anılarında sahip olduğu huzuru, mutluluğu, onu gören, saygı gösteren, varlığını fark eden ailesini. Şimdi büyük şehirde her şey aşırı hızlı ve değişkendi. İnsanlar balkabağının içinden sürekli yeni bir bebeğin çıktığı Rus oyuncaklara benziyor. Sürekli farklılaşıyorlardı. "Bu farklılaşma beni korkutuyor, hız nefesimi kesiyor" diyordu Hale. Oysaki Polat bu hıza aşıktı. Bir savaş meydanındaki dikkati gösterip trafikte hız yapabilmek, muhteşem Kasım indiriminde reyonlardaki fırsat...

Saçımı Süpürge Ettim

İlknur, evlenmeyi çok istiyordu. Hayatımın ortağı, eşim, paylaşım yapacağım o insan… Ah karşıma bir çıksa… Çok sürmedi, çıktı karşısına. Çok mutluydu… Tam kafasına göre biriydi. Çook severdi kocasını bizim İlknur. Öyle severdi ki; “sana kıyamıyorum hayatım, ben yaparım alışverişi, fatura işlerini…” derdi.

Keşke Demeden Önce

İnsan isteklerinin onu hep iyiye götüreceğini zanneder. Yaptığımız seçimler bizim yaşam örüntümüzü dizayn eder. Peki o zaman sonuç olumsuz olduğunda suçlayacak kim var?  Nikaha çok az kalmıştı, ama iki aile arasındaki gerginlik ve çatışmalar hala bitmemişti. Arzu ise buna bir mana veremiyordu. Kendi annesine kızıyor, “Benim en güzel günlerimde küçük problemleri büyütmeyin!” diyordu.  Oysa olan problemler boş değildi; hayat tam da o evlilik üzerine bir sürü işaret gösteriyordu. Ama eşyaları Ahmet’in değil de annesinin alması ya da düğün salonunun ücretini kayınpederinin ödemesi Arzu’yu pek rahatsız etmiyordu.  Arzu’nun annesi ise az çok görebiliyordu durumu. Bir gün karşısına dikilip “Bak Arzu! Bu çocuk nasıl ev geçindirecek? Kaçtır seni almaya geldiğinde cüzdanımı evde unuttum diyor, sen ise hiç önemli değil bugün de benden olsun diyorsun. Ama bu kaç oldu artık?” diye yakındı. İnsanın İstekleri Arttığında Algısı Kapanır Arzu’nun derdi tasası bir an önce anne olmaktı. Dokt...

Mazeretim Var Asabiyim Ben

Kornaya sert ve uzunca bastı. “Yol boşken neden bu kadar yavaş gidiyorsun kardeşim?” diye bağırdı. Zaten işe geç kalmıştı. Evde halletmesi gereken şeyler de yetişmemişti. Bir de trafikte yavaş davrananlar olunca tahammül edemiyordu. Tek tahammül edemediği bu muydu? Hayır tabi ki. Yoğun çalışıyordu. Çok yoruluyordu. Eşinin biraz daha anlayışlı olmasını bekliyordu. Ancak eşinin de ondan beklentileri vardı. Hâlbuki bu kadar mesai yapan bir insandan daha az şeyler beklemeliydi. Sonuçta bu kadar uzun mesaileri ailesi için yapıyordu. Ya çocukları, çocuklarına ne demeliydi? Eve gelir gelmez “Babaaa” diye yanına geliyorlardı. Onlarla vakit geçirmek keyifli olsa da biraz sakinliğe ihtiyacı vardı. Keşke çocukları da biraz onun halinden anlasaydı. Öfkelenip bağırıyor, sonra da pişman oluyordu. Hayat zordu. Hele yaşadığı yüzyılda daha zordu. Hiçbir şeyin onun istediği gibi gitmediğini düşünüyordu. Evden işine ucu ucuna yetişeceği saatte çıkıyordu. Tüm kırmızı ışıklara yakalanıyordu. “Uyuz” diye t...

Adil Hayat

Anda kazanıyor gibi görünenler toplamda da kazanır mı?  Endişeli bakışlarla patronunu bekleyen Nihal’in kalbi yine küt küt atmaya başlamıştı. Fazla değil yaklaşık iki ya da üç yıldır böyle oluyordu. Evdeki gergin hava yetmezmiş gibi bir de iş yerindeki sorunlarla boğuşuyordu. Üniversiteden yeni mezun olduğu için düşük maaşlı da olsa, kendisinin ve ailesinin maddi sıkıntılarını çözmek için bulduğu ilk işe girmişti.  İlk başlarda büyük sorunlar yok gibiydi işyerinde. Ama bir süre sonra çalışırken fark ettikleri zihnini çok yormaya başladı. Anlık çıkar ilişkileri, haksız kazançlar… Yöneticileri kendisinden, uygun olmayan kalitedeki mallara onay vermesini istiyordu. Çünkü onlar için önemli olan tek şey şirketin kar etmesiydi. Yapılanın doğru ya da yanlış olmasına bakmıyorlardı. Nihal ise vicdanlı biriydi. Girdiği herhangi bir ortamda insanlara yanlış yapmaktan, yanlışa sapmaktan endişelenirdi.  Onun bu hassasiyeti alarm verirken bir yandan da babasının yakın zamandaki iflasın...