Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kalite etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Rağmen

Neye Rağmen Ne Yaptın?  Rağmen devam edebiliyor musun? Aynı sakinlikte ve aynı keyifte... İşinden keyif alıyor musun mesela? Patronun çıkardığı zorluğa ve baskıya rağmen, müşterine davranış stilin aynı mı? Rağmen devam edebiliyor musun keyif almaya keyfin kaçsa da? O keyifsizliği yönetebiliyor musun, keyfe dönüştürebiliyor musun mesela?  Yoksa azmin var, ama en ufak baskıda modun düşüp vaz mı geçiyorsun? Sınanmak istemiyorsun… Canın biraz acıdı diye vazgeçiyorsun.  Acıda da keyif alabilir mi insan? Çiğ köfte gibi, adana dürüm gibi… Anda canım acısa da toplamda bundan keyif alabildim mi? Sonraki evre haz ve o keyfi harcamamak! Aman dikkat bu bir tuzak! Hemen harcamak istemene rağmen… Daha pişmedi, daha içi hamur bu kekin. Sadece 15 dakika fırında üstü hafif kızarmış, yeme daha içi hamur... Zaman ise bir sonraki evre... “Tamam şimdi oldu ben yaptım, yaptım mı böyle yaparım. Tırnaklarımla kazıyarak geldim.” Sebep senin ama peki ya sonuç? Gerçekten sen yazdın ve sen oynadın ö...

Doğrucu Davut

Her doğru her yerde söylenir mi?  Çocukluk hayali olan avukatlığa başlamıştı sonunda. Yeni ve heyecanlı bir dönem onu bekliyordu. Ailesinin Doğrucu Davut’u Ayşe acaba neler yaşayacaktı. Annesine benziyordu bu tarafı. Bir keresinde kırmızı ışıkta geçti diye babasını polise ihbar etmişti annesi. Polis bile bu duruma şaşırmıştı. Babası bunu hiç unutamaz, durup durup anlatırdı. Ayşe ise her defasında annesinin ne kadar da doğru yaptığını düşünürdü.  Babası genelde Ayşe’ye danışırdı: “Bunu nasıl yapalım, ne dersin?” Ayşe’ye göre babası o işi yapmamalıydı. Bir keresinde babasının ofisinde bir iş ortaklığıyla ilgili konuşmasına denk gelmişti. Sabredememiş, babası ona sormamasına rağmen lafa atlamış, babasının iş yapacağı kişiye: “Bu iş babama göre değil ayrıca ben onaylamıyorum.” deyip kendince fikrini söylemişti.  Yaşı ufakken tüm ailenin hoşuna giden bu davranışları, büyüdükçe tepki çekmeye başlamıştı. “Her şeyi sen mi doğru biliyorsun!”, “Bir şeye de karışma!”, “Her doğru her...

Varlığının Sebebini Arar İnsan

Benden ne olur?  Yıllarca varlığının sebebini arar insan… Ararken en çok kendine sorduğu soru da "Bu hayat nasıl gider?" "Acaba benden ne olur?" Koca bir ömür var zannettiği fani ömründe, kendini bulmaya çalıştığı yerlerde bazen kendini kaybeder insan. Hayatın peşinde, bir amaca ulaşmak isterken, art arda sorular gelir.  Ve her gelen soru aslında bizi güçlendirmek için gelir. Çünkü hayat insanın mutlu ve güçlü olmasından yanadır. Ve insan kendine gelen soruyu anlamadığında ve nasıl çözeceğini bilemediğinde; ya o sorudan kaçar ya da başkalarının çözmesini ister. Oysa Deneyimsel Tasarım Öğretisi der ki; "Problem neredeyse çözüm oradadır." Hemen yanı başında... Ama insan göremez… "Ben yapamadım sen yap." "Ben çözemedim çünkü çok zor." "Ben çözemiyorum sen çöz." Cümleleriyle geçen fani bir ömür tekerleği yuvarlanır gider.  Gider de nasıl gider?  Ne yaptığını, neden yaptığını bilerek gitmek mi insana iyi gelir? Yoksa rastgele sisli...

İlişkide Ustalık Bir İhtiyaçtır

Neden ilişkide ustalık?  Her canlının hayatını devam ettirmesi için gereksinimleri vardır.  Tohum, yeşermesi için toprağa ve suya ihtiyaç duyar. Yeşeren filiz ise, büyüdükçe daha fazla toprağa ve suya ihtiyaç duyar. 

Peşin Hüküm Ölüm Öpücüğü Gibi

Kötü bir eleme sistemi...  Bob Golomb, çok başarılı bir otomobil satışçısı. Öyle ki namı ülkesinin sınırlarını aşmış. Ana mottosu: "Peşin hükümlülük ölüm öpücüğü gibidir.". Golomb'un başarı sırları da üçtür; önce müşteriye dikkat edin, ikincisi müşteriye dikkat edin, üçüncüsü müşteriye dikkat edin.

Problemsizlik İstiyor İnsan Ama

Oksijensiz bir yaşam gördünüz mü?  İnsan dakikada yaklaşık yirmi defa oksijen alıp karbondioksit veriyor. Yani hayatının her bir dakikasında, en az yirmi defa oksijenle haşır neşir oluyor. Hayatını devam ettirmesi için de bu gerekli. Yani oksijen olmazsa olmaz. Üstelik su dahil her şeyin içerisinde var. Aynı problemler gibi… Onlar da hayatın olmazsa olmazları. 

Kulaklarım Çınlıyor

“Ayy, kulaklarım çınlıyor, biri beni anıyor.” dedi Füsun, yanında o an uzaklara bakarken dalıp giden arkadaşına. “Füsun bak ne diyeceğim? Kaç zamandır böyle diyorsun ama başka bir problem olmasın?” dedi arkadaşı.

Kaliteli İlişki Nasıl Olur?

  & Deneyimsel Tasarım Öğretisi , gerçeklikle beslenen bir strateji ilmidir. Deneyimsel Tasarım Öğretisi; insanın gerçek amacını amaç edinmiştir… Kim Kimdir  ile başlayan,   İlişkilerde Ustalık   ve  Başarı Psikolojisi  ile devam eden programları; insanların kendi dünlerine göre  daha mutlu  ve  daha başarılı  olmalarına katkı sağlar. " İnsanoğlu, yeryüzünde var olduğundan beri ,  En büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi.  Aynadaki kişi... Tek başına neler yapabileceğini keşfet!"  Yahya Hamurcu