Ana içeriğe atla

Ana Tohum

Tohumlar Çöp Değildir

Tohumlar çöp değildir! Altın, gümüş, değerli kayaç, özel işlerle üretilen mücevher, el yazması ürünler, bazen de her yerde ve herkeste bulunmayan bir bitki… Bazı insanların özel tanımladığı ve biriktirmeye yatkın olduğu şeyler vardır. Anneanneminki tohumlardı. 

Son zamanlarda duyduğum bir şey; anneler çocukları için tohumlar biriktiriyor, bazı kuruluşlar özel olarak tohumlar üzerinde araştırma geliştirme çalışmaları yapmak için özel binalarda tohum biriktiriyorlardı. Duyduklarım eşimin kendisine küçüklüğünden beri yaptığı anı kutularını getirdi aklıma. Ama onunkiler bir kutuda durduğu yerde duruyor; benim çocukluğumdan kalan, hatıraları olduğu için sakladığım modası geçmiş kazaklarım da öyle. 

Bizim güzel hatıralarımız için sakladıklarımız olduğu yerde pek de tazecik kalmıyordu. Bunun mümkün olmasını ne çok isterdim diye düşünürken bir yandan da mutfağı toplamak için tabaklardaki atıkları çöpe atıyordum. Teyzemin "Çekirdekler çöp değildir kızım." sesiyle, otomatik yaptığım şeye "Ne yapıyorum?"  sorusuyla bir daha baktım. Fark ettim ki tabağın içindeki limon çekirdekleriymiş. Teyzem "Çekirdeğin, tohumun hakkı toprakla buluşmaktır." diye devam etti aynı anda. 

Anneanneme tohum bankası diyebilir miyiz bilmem. Kendine minicik sepetler ve keseler yapar, o yıl bahçesine birer birer tohumlar eker ve o tohumlar birçok mahsul haline gelirdi. Ektiği sebzelerin ve yeşilliklerin bir kısmını sofrası için kullanırken bir kısmını tohum için ayırırdı. Ama daha farklı keseleri de vardı. Neredeyse gençliğinden gelen tohumlar... Kendi bahçesini yaptığından bu yana eline ulaşan tohumları her yıl bir zahmetle toprağa diker, verdiği mahsulün bir kısmını tohum için ayırır ve bunu her yıl tekrar ederdi. O yıllardan bu yıllara böylece tazecik ulaşmış olan tohumlar… Bumerang gibi toprağa verdikçe çoğalarak geri alınabilen, yaşama sevinci kaliteli, besin değeri kaliteli, kültür tohumların mahsul görüntüsünden bambaşka olan tohumlar... 

Anı kutularımızdaki eşyalar, dolabımızda incelmemizi ya da olur mu bilinmez torunlarımızı bekleyen kıyafetler her yıl yenilenerek ve çoğalarak geri dönmüyordu. Çöpe giden tohumlar da...

Deneyimsel Tasarım Öğretisi der ki; Bir yerde hareket olursa, orada hem kirlilik gider hem canlılık artar.

Tohum toprağa, anı kutusundaki tokalar ipek saçlı yavrucaklara, bedenimizin ince ve hafif olduğu dönemlerden dolabımızda bekleyen giysiler temiz giyinmek isteyen bir başka genç kişiye hem daha çok yakışıyor hem de onlarla tazecik kalabiliyor. Ne güzel canlılık kazanıyorlar birlikte.  

Özenle verilmiş ve kullanılır durumda olan her kıymet biçilmiş eşya; başkasında, paylaşmanın verdiği hoş bir duyguyu tıpkı toprakta yeşeren tohum gibi yeşertiyor. Ya da başka bir kullanıma dönüştürülen her eşya, bir kuşa besin olan tohum gibi bir başka ihtiyacı besleyerek o ihtiyacı gideriyor.

Sürekli olan hareketi hayatımıza kazandırma, tohumun toprağı şenlendirmesi gibi, değdiğimiz yerde ihtiyaca yönelik hareketlilikle şenlik oluşturabilme umuduyla…

&

Deneyimsel Tasarım Öğretisi, gerçeklikle beslenen bir strateji ilmidir.

Deneyimsel Tasarım Öğretisi; insanın gerçek amacını amaç edinmiştir…
Kim Kimdir ile başlayan, İlişkilerde Ustalık ve Başarı Psikolojisi ile devam eden programları; insanların kendi dünlerine göre daha mutlu ve daha başarılı olmalarına katkı sağlar.
"İnsanoğlu, yeryüzünde var olduğundan beri
En büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi. 
Aynadaki kişi...
Tek başına neler yapabileceğini keşfet!" 
Yahya Hamurcu

Yorumlar

  1. Ne kadar gereksiz şeyleri yük edip ne kadar gerekli şeyleri çöp ettiğimizi bit kez daha hatırlamış olduk teşekkürler😊

    YanıtlaSil
  2. Tohum gibi öz olmak, sonra toprakta çoğalıp meyve veren ağaç olmak , aç olanın karnını doyurmak, yorulani golgesinde dinlendirmek... İnsan insanın hem tohumu hem meyvesi gibi, kaleminize sağlık ❤️

    YanıtlaSil
  3. Toprağa bir tohum at. İyiliğe bir tohum at. İnsanlığa bir tohum at. Gerçekliğe bir tohum at. Sen yetişemesende birileri yetişir. Ve hepsinden sana bir pay var!
    Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  4. "Hak ettiği şeyi vermek"

    Herşey için geçerli bir kural olsa gerek..

    Peki nasıl başarabilirim herşeyin hakkını vermeyi?

    Çok basit bir soru sorarak?
    -"Bunun yeri neresi?"
    -"nereye koymak gerekir?"

    Çorap için ayak,
    Balık için deniz,
    Tabak için mutfak,
    Kitap için okunmak neyse;

    "Tohum için de, toprak" odur sanırım 😊

    YanıtlaSil
  5. Kıymet bilmek bu olsa gerek…
    Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
  6. Geri dönüşümdü, atıktı derken bir çok şeye hayıflanıp dururken elimizin altında kendi yapabileceğimiz şeylere çok odaklanamıyoruz sanki. Hep birileri yapsın diye bir beklentideyiz. Yazınızla bilincimizi açtınız, hareketimize vesile oldunuz. Allah razı olsun

    YanıtlaSil
  7. Küçücük önemsiz gördüğümüz şeyler aslında ne kadar büyük değişimlere sebep oluyor tekrar hatırlattınız .. Kaleminize sağlık 🌸

    YanıtlaSil
  8. Elinize sağlık çok faydalı bir makale. Çok teşekkürler💐
    Tohum, kaynak maya gibi
    Üredikçe ürettikçe ürüyor, hareket var. Toprakta hareket oldukça üretim, yoğurttan bir kaşık mayaladıkça hareket üretim,
    Kullanmadığımızı vermekle başka yerde bir yaşam hareketi oluşturuyoruz.
    Çok küçük tohum gibi
    çok az yoğurt mayası gibi
    Çok cansız kullanmadıkların gibi …

    YanıtlaSil
  9. Dogal olan pek cok seyimizi kaybettik,ana tohumlaramiza ata tohumlarimiza sahip cikabilmemiz gerektiğini tekrar farkettiren bu yazı icin teşekkürler..

    YanıtlaSil
  10. Atabileceğimiz küçük ama etkili adımlar ne kadar çokmuş. Kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
  11. Hareketin olduğu yerde canlılık olur 👍🏻 çok güzel kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  12. Hayatımızda herşeye hakettiği değeri vermek dolapta bekleyeceğine birinin kullanabilir olması çöp olacağına fidan olması bilinç vererek yaşam bu olsa gerek

    YanıtlaSil
  13. Güzelliğe dönüşmek ne kadar güzel düşünülmüş

    YanıtlaSil
  14. Görebildikten sonra, neler nelere dönüşebilir.
    Hatırlatıcı bir yazı olmuş, kaleminize sağlık💐

    YanıtlaSil
  15. Her hareketimizi faydaya, dönüştürebiliyorsak ne mutlu..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kim Kimdir Semineri

Dünya üzerinde yaşayan her canlı birbirinden farklı özellikler taşır. Bitkiler, hayvanlar değişik özellikleri ve yapıları vardır. Çiçekler , meyvesi yediğimiz, yemediğimiz değişik ağaçlar tükenmez çeşitlilik. Her birinin verdiği lezzet, fayda benzersizdir.

Deneyimsel Tasarım Öğretisi Nedir?

İnsan başarı lı olmak ister bu hayatta ve mutlu... Bir karar verdim artık… Ama ya yanlış bir kararsa? Ya reddettiğim seçenek benim için daha hayırlıysa? İçim içimi yiyiyor… Keşke anlamanın bir yolu olsaydı. İnsan nasıl emin olur verdiği kararın doğruluğundan? Kalbine sormalı... Peki, ya kalbim yanılıyorsa? Belki başka insanlara danışmalı... Peki, ya insanlar beni üzmemek için gerçeği değil de nefisimin hoşuna gidecek şeyi tavsiye ediyorsa? Belki de kıyas yapmalı; gelen teklif mevcuttan daha iyiyse değerlendirmeli... Ya daha iyi diye gördüğüm seçenek bir fırsat değil de hayatımın hatasıysa? Keşke anlamanın bir yolu olsaydı... İnsan nasıl emin olur verdiği kararın doğruluğundan? İnsanlar nasıl bu kadar kolay iş değiştirebiliyorlar? Ve nasıl emin olabiliyorlar? Eminlik için bir referans gerekmez mi oysa? Peki, onların referansı ne? İnsanlar nasıl bu kadar kolay istifa edebiliyor? Ya olumsuzluklarına rağmen orada kalması gitmesinden daha hayırlıysa? İnsan nasıl karar veriyor yurt dışın...

İlişkide Ustalık Bir İhtiyaçtır

Neden ilişkide ustalık?  Her canlının hayatını devam ettirmesi için gereksinimleri vardır.  Tohum, yeşermesi için toprağa ve suya ihtiyaç duyar. Yeşeren filiz ise, büyüdükçe daha fazla toprağa ve suya ihtiyaç duyar.