Son zamanlarda duyduğum bir şey; anneler çocukları için tohumlar biriktiriyor, bazı kuruluşlar özel olarak tohumlar üzerinde araştırma geliştirme çalışmaları yapmak için özel binalarda tohum biriktiriyorlardı. Duyduklarım eşimin kendisine küçüklüğünden beri yaptığı anı kutularını getirdi aklıma. Ama onunkiler bir kutuda durduğu yerde duruyor; benim çocukluğumdan kalan, hatıraları olduğu için sakladığım modası geçmiş kazaklarım da öyle.
Bizim güzel hatıralarımız için sakladıklarımız olduğu yerde pek de tazecik kalmıyordu. Bunun mümkün olmasını ne çok isterdim diye düşünürken bir yandan da mutfağı toplamak için tabaklardaki atıkları çöpe atıyordum. Teyzemin "Çekirdekler çöp değildir kızım." sesiyle, otomatik yaptığım şeye "Ne yapıyorum?" sorusuyla bir daha baktım. Fark ettim ki tabağın içindeki limon çekirdekleriymiş. Teyzem "Çekirdeğin, tohumun hakkı toprakla buluşmaktır." diye devam etti aynı anda.
Anneanneme tohum bankası diyebilir miyiz bilmem. Kendine minicik sepetler ve keseler yapar, o yıl bahçesine birer birer tohumlar eker ve o tohumlar birçok mahsul haline gelirdi. Ektiği sebzelerin ve yeşilliklerin bir kısmını sofrası için kullanırken bir kısmını tohum için ayırırdı. Ama daha farklı keseleri de vardı. Neredeyse gençliğinden gelen tohumlar... Kendi bahçesini yaptığından bu yana eline ulaşan tohumları her yıl bir zahmetle toprağa diker, verdiği mahsulün bir kısmını tohum için ayırır ve bunu her yıl tekrar ederdi. O yıllardan bu yıllara böylece tazecik ulaşmış olan tohumlar… Bumerang gibi toprağa verdikçe çoğalarak geri alınabilen, yaşama sevinci kaliteli, besin değeri kaliteli, kültür tohumların mahsul görüntüsünden bambaşka olan tohumlar...
Anı kutularımızdaki eşyalar, dolabımızda incelmemizi ya da olur mu bilinmez torunlarımızı bekleyen kıyafetler her yıl yenilenerek ve çoğalarak geri dönmüyordu. Çöpe giden tohumlar da...
Deneyimsel Tasarım Öğretisi der ki; Bir yerde hareket olursa, orada hem kirlilik gider hem canlılık artar.
Tohum toprağa, anı kutusundaki tokalar ipek saçlı yavrucaklara, bedenimizin ince ve hafif olduğu dönemlerden dolabımızda bekleyen giysiler temiz giyinmek isteyen bir başka genç kişiye hem daha çok yakışıyor hem de onlarla tazecik kalabiliyor. Ne güzel canlılık kazanıyorlar birlikte.
Özenle verilmiş ve kullanılır durumda olan her kıymet biçilmiş eşya; başkasında, paylaşmanın verdiği hoş bir duyguyu tıpkı toprakta yeşeren tohum gibi yeşertiyor. Ya da başka bir kullanıma dönüştürülen her eşya, bir kuşa besin olan tohum gibi bir başka ihtiyacı besleyerek o ihtiyacı gideriyor.
Sürekli olan hareketi hayatımıza kazandırma, tohumun toprağı şenlendirmesi gibi, değdiğimiz yerde ihtiyaca yönelik hareketlilikle şenlik oluşturabilme umuduyla…
&

Ne kadar gereksiz şeyleri yük edip ne kadar gerekli şeyleri çöp ettiğimizi bit kez daha hatırlamış olduk teşekkürler😊
YanıtlaSilTohum gibi öz olmak, sonra toprakta çoğalıp meyve veren ağaç olmak , aç olanın karnını doyurmak, yorulani golgesinde dinlendirmek... İnsan insanın hem tohumu hem meyvesi gibi, kaleminize sağlık ❤️
YanıtlaSilToprağa bir tohum at. İyiliğe bir tohum at. İnsanlığa bir tohum at. Gerçekliğe bir tohum at. Sen yetişemesende birileri yetişir. Ve hepsinden sana bir pay var!
YanıtlaSilKaleminize sağlık.
"Hak ettiği şeyi vermek"
YanıtlaSilHerşey için geçerli bir kural olsa gerek..
Peki nasıl başarabilirim herşeyin hakkını vermeyi?
Çok basit bir soru sorarak?
-"Bunun yeri neresi?"
-"nereye koymak gerekir?"
Çorap için ayak,
Balık için deniz,
Tabak için mutfak,
Kitap için okunmak neyse;
"Tohum için de, toprak" odur sanırım 😊
Kıymet bilmek bu olsa gerek…
YanıtlaSilKaleminize sağlık :)
Geri dönüşümdü, atıktı derken bir çok şeye hayıflanıp dururken elimizin altında kendi yapabileceğimiz şeylere çok odaklanamıyoruz sanki. Hep birileri yapsın diye bir beklentideyiz. Yazınızla bilincimizi açtınız, hareketimize vesile oldunuz. Allah razı olsun
YanıtlaSilKüçücük önemsiz gördüğümüz şeyler aslında ne kadar büyük değişimlere sebep oluyor tekrar hatırlattınız .. Kaleminize sağlık 🌸
YanıtlaSilElinize sağlık çok faydalı bir makale. Çok teşekkürler💐
YanıtlaSilTohum, kaynak maya gibi
Üredikçe ürettikçe ürüyor, hareket var. Toprakta hareket oldukça üretim, yoğurttan bir kaşık mayaladıkça hareket üretim,
Kullanmadığımızı vermekle başka yerde bir yaşam hareketi oluşturuyoruz.
Çok küçük tohum gibi
çok az yoğurt mayası gibi
Çok cansız kullanmadıkların gibi …
Dogal olan pek cok seyimizi kaybettik,ana tohumlaramiza ata tohumlarimiza sahip cikabilmemiz gerektiğini tekrar farkettiren bu yazı icin teşekkürler..
YanıtlaSilAtabileceğimiz küçük ama etkili adımlar ne kadar çokmuş. Kaleminize sağlık...
YanıtlaSilHareketin olduğu yerde canlılık olur 👍🏻 çok güzel kaleminize sağlık
YanıtlaSilHayatımızda herşeye hakettiği değeri vermek dolapta bekleyeceğine birinin kullanabilir olması çöp olacağına fidan olması bilinç vererek yaşam bu olsa gerek
YanıtlaSilGüzelliğe dönüşmek ne kadar güzel düşünülmüş
YanıtlaSilGörebildikten sonra, neler nelere dönüşebilir.
YanıtlaSilHatırlatıcı bir yazı olmuş, kaleminize sağlık💐
Her hareketimizi faydaya, dönüştürebiliyorsak ne mutlu..
YanıtlaSil